CANIM YANIYOR...

2014-04-26 23:09:00

Canım yanıyor,içimde bir sızı nedenini bilmiyorum  Adı sensizlik belki  Yada ulaşamamak, ağlayamamak derinden,  Kıyamdayken başka yerde, secdedeyken başka yerde olmak  Yönelememek sana içten bir aşkla... Devamı  Canım yanıyor ya Rabbel alemin  Bir sızı var anlayamadığım,  Canım yanıyor Ya Erhamerrahimin  Adını koyamadığım,  Bugün gitmek istedim buralardan  Sana yakın olmak için, uzakları yakın yapabilmek için,  Çıktım viran şehrimden; daha fazla gidemedim nedense,  Bir yağmur başladı sessizce, ER-RAHİM diye fısıldadı paramparça olan yüreğime,  İrkildim Ya Rabbelalemin, rahmetine kavuştur beni,  Sonra yürüdüm içimde bir ses anlayamadığım,  Bir güvercin gördüm sırılsıklam; EL-CELİL dedi içimdeki sese,  Ne büyük, ne yücesin; yüceliğinle derman ol derdime,  Islandım, yorgunum birde acı var içimde nereye baksam seni gördüm AllahIM  Bir çocuk tebessümünde, bir yaprağın vedasında mevsime,  MALİKÜ’L-MÜLK tecellisini gördüm kara bulutların içinden doğan güneşte  Sen her şeyin tek sahibi AllahIM,  İçimde bir uçurumken hayat, üstelik çıkmazdayken dar sokaklarım  EL-MÜHEYMİN sesi kulağımda,  Sen aciz kullarını unutmayan hep gözeten AllahIM,yardım et bu kuluna,  Savruluyorum nereye gitsem bilmiyorum, bir dağa bakıyorum bir mahlukata  Hepsi rükuda hepsi kıyamda  Çiçekler, otlar, toprak secdede  En küçük mahlukat zikirde, insanlık ise gaflette  YA HALIK diyor tabiat; adem ise hüsranda, azapta  Ey incelik, lütuf sahibi EL-LATİF  Ey kusurlardan münezzeh KUDDÜS  EY adalet sahibi EL-ADL&nb... Devamı

KALBE DOKUNAN İNCİDİR AŞK...

2011-01-22 16:56:00

    Kalbe dokunan incidir aşk!!!   vuslatı hayal ederken hasret ateşinde yanmaktır nefes alırken var'lığını her bir zerrene çekmektir aşk kalbin yanışı, aslına uzana ellerin boşluklarda kalmasıdır yanmak ama başka için kavrulur, kor olur yakar yüreğini ses çıkarmazsın adı aşk sevgilinin hasretidir yakan sevgilinin sevgisine ulaşmak sevdasıdır bazen yokluktur;sanki hiçbir şeye sahip   değilmişçesine bazen varlıktır ki o sevgilinin varlığı dünyada hiçbir şeyle kıyaslanamaz o öyle bir sevgilidir ki, bir bakışı alemi küle çevirir o öyle bir yar’dır ki onun sevgisi ömrüne en büyük hediyedir zamanı varlığı ve yokluğu diye ikiye ayırmaktır aşk çölleri yurt edinen bedeni güneşin yakamayışı ayağına batan binlerce çakıl taşının kanattığı   yaraların sızını duymayışıdır aşk dünya nimetlerinden yoksun kalış   rızkının yalnızca “aşk” olduğuna şükretmektir aşk su değil, onun bir bakışıyla susuzluğa kanmaktır bal değil, onu sevmek öyle tatlıdır ki hiçbir tat o   olamaz yakar ciğerini belki, bakışı yoktur su niyetine ama tatlıdır işte;adı AŞK ölümü özlemek kapı eşiklerinde ölüm meleğini beklemek bazen ama sığınmak Yaradan’a ölümü güzel kılacak sevgiyi dilenmek her duada yaşadığın her dakikayı onu severek geçirmenin   hazzına varmak bir dirhem daha fazla sevebiliyorum diyerek her geçen saniyede O’na şükretmektir aşk sevgilinin hayaliyle kucaklaşmak o güzelin kapısına serilip ayaklar alt... Devamı

VAZGEÇTİM

2011-01-15 15:46:00

    Vazgeçemediklerimden, Başıma gelmesinden korktuklarımdan Bütün keşkelerimden, Bütün eksiklerimden ve bütün fazlalarımdan, Fazla düzgün taraflarımdan, Sevdiğim bütün arızalarımdan, Fazla emek verdiklerimden, Hatta hiç vermediklerimden, Bütün iddialarımdan... Dibini bildiklerimden, Yüzünü bile görmediklerimden vazgeçtim. Vazgeçtim... Verilmeyen sevgiyi almaya çalışmaktan, Yeterince iyi olursam sever beni umudundan, Bedeli ödenmiş bütün bulduklarımdan, Ücretini ödemeden alamadığım bütün sevgilerden, Aramaktan korktuklarımdan, Bilmek istemediğim bütün bildiklerimden, Görmek istemediğim bütün gördüklerimden, Kendimi kandırdığım bütün yalanlarımdan, Gözümün önüne konduğu halde bakmadıklarımdan, Yıkmaya çalıştıkça önüme dikilen bütün   duvarlarımdan, Vazgeçtim. Vazgeçtim... Yıllarca istediklerimden, Beklediklerimden, Kapısını defalarca çaldıklarımdan, Peşi sıra gittiklerimden, Gözlerimi sıkıca kapatıp, Gerçek olduğuna inanamadığım bütün yalanlarımdan, Sevmediğim bütün doğrularımdan, Vazgeçtim... Ama,.. Bir Sen vazgeçmedin benden, Bir Sen bekledin beni, Bir Sen dinledin, Hiç ümidini kesmedin benden... Her zaman için, sesimi duyurabildiğim kapım oldun, Tanıdık bir ses oldun yüreğimde, Hiç bırakmadın beni, bilmediğim yerlerde, Yönümü hep Seninle buldum, Ben her vazgeçtiğimde... ... Devamı

TAŞ İDİM KALP OLDUM

2010-02-06 17:30:00

  Güçsüz, takatsiz bedenlere yüklendi… Can kokan taşlardan, medeniyet inşa etmeye kalkıştı firavunlar Ölümsüz kalmak için, taşa oydurdular çehrelerini Ebediyet taş idi onlar için Geleceğe uzanan binalarla övünüp, taştan mezarlar yaptılar Kendilerine uyarıcılar geldiğinde: " Bize uğursuzluk getirdiniz Bundan vazgeçmezseniz sizi taşa tutar, eziyet eder, elem veririz"dediler Bir kez daha kan döktüler taşlarla Çaresizliklerini fark ettiklerinde, elleri taşa sarıldı Aciz bırakan her şeyden kurtuluş sandılar taşı; hakikatten, ölümden, kaçışı olmayandan... Babil'den bu yana gökyüzüne çıkmak için yığılmış taşlar dağ gibi Oysa dağa, taşa yüklenince sorumluluk çekinmiş, kaçılmış ondan Sadece beşer almış bu emaneti, sonra düşmüş, taşa muhtaç sanmış kendini Taştan ilahlar yaparak önünde diz çökmüş İbrahim boynuna asmış baltayı taşın Demişler; "Nasıl olurda bir taş baltayla zarar verir?!" Demiş; Zarar vermeyenden fayda bekleme! Taştan binalar, yollar, duvarlar, gökdelenler… Medeniyet; taşlarla övünen akıl… Taşlara sığınanlar, hep toprağa salmışlar ordularını En değerli taşların toprağın derununda gizlendiğini bilmemişler, anlamamışlar toprak zerrelerinin enginliğini Oysa toprağa bırakmış İbrahim sevdiklerini… Allah'a sığınmış… İsmail su bulmuş, toprakta korumuş annesi… Suya bırakmış annesi Musa'yı, korumuş Taşlardan toprağa sığınınca Musa, uzakta ateş görmüş anlamış "Benim ben!" demiş "Allah!" demiş Toprakla terbiye etmiş Musa kavmini "Aklımız Allah'ı neden almıyor?" diyenlere "dağa, taşa bak!"demiş "Rabbi göster!" diyince parçalanmış dağlar ... Devamı

AŞK-I ŞİRAZE

2010-02-06 17:23:00

    “Aşk denizi bir çömlek gibi kaynatır Aşk dağı kum gibi ezer eritir Aşk gökyüzünü çatlatır Aşk sebepsiz yeryüzünü titretir”  aşk şiraze, bir köşede sıkışıp duvara ince çizgiler atmak zorunda kalışımdır. aşk şiraze, tozlu sokakları bir başıma geçip ruhumu hüzzam besteler ile zenginleştirişimdir. aşk şiraze, hep var olduğuna inandığım sevgiliye bir türlü kavuşamama bilincini kabullenemeyip açan her bahar çiçeğine   küsüşümdür. aşk şiraze, aradan geçen yılları umursamaz aşkıma bir nokta koyamayışımın insafsız virgülüdür. süzsem diyorum seni, gecenin kesifliğinden sehere sır ile. bu sır ile denk tutuştur, yakamozların dansıyla bakışlarından damlayan pusu. bu kadar olma şiraze. bu kadar derunî, bu kadar bediî, bu kadar berkî; duhanî tebessümlerin beyza ertesinde. bütün sırlara karışıp sır üstüne sır olma şiraze. kar yağar üzerime, ben üşürüm. karsız kış buralarda siyah şiraze. desen ki siyah ve beyaz iki zıt kutup. zıtlar arasında en tezat bir ben şiraze. kendimle hemhal olayım diye bir hücreye kapansam da temrin etsem aşkı beş vakit. ellerim mi ağlar, saçım mı; gözlerim mi ağlar, ruhum mu şiraze. saysam her damlayı bir bir, bağlasam birbirine bir bir ve bir bir şiraze, akar mıyım eşiğine? belli ki yol dirayet ister, bende yok. belli ki yol metanet ister, bende yok. belli ki yol hep ister şiraze. karşıma çıkanlardan suya, kurda, kuşa, bir de taşa, toprağa hüzün bırakırım. her yerde izim şiraze, her yerde izin şiraze. şimdi bir yanım Orhun de, bir yanım... Devamı